top of page

Psikolojik ve Cinsel Şiddetin Bir Türü: Israrlı Takip

  • Yazarın fotoğrafı: Saliha ŞAHİN
    Saliha ŞAHİN
  • 26 Ara 2025
  • 3 dakikada okunur

Dijital ısrarlı takip suçu (TCK 123/A) konulu görsel - Türk Ceza Kanunu kitabı, dijital tehdit mesajları içeren gölge ve siber takip mağduru

Teknolojinin hayatımızın merkezine yerleşmesiyle birlikte iletişim kanalları sınırsız hale geldi. Ancak bu sınırsızlık, şiddetin ve tacizin de boyut değiştirerek "dijital" bir kimlik kazanmasına yol açtı. Eskiden fiziksel takip ile sınırlı olan taciz eylemleri, bugün cebimizdeki telefonlara, bildirim ekranlarına, yani "ekrandaki gölgelere" taşınmıştır.


Türk Ceza Kanunu’na 2022 yılında eklenen TCK 123/A maddesi, halk arasında "stalking" olarak bilinen eylemleri "Israrlı Takip Suçu" olarak tanımlayarak bu gri alanı netleştirmiştir. Peki, bir Instagram beğenisi ne zaman tacize dönüşür? WhatsApp mesajları hangi noktada suç teşkil eder? Bu yazımızda, Yargıtay kararları ışığında dijital ısrarlı takibi ve hukuki boyutlarını ele alıyoruz.


Israrlı Takibin Tanımı ve Suçunun Unsurları

Israrlı takip TCK 123/A maddesinde “Israrlı bir şekilde; fıziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olma” şeklinde tanımlanmıştır.


Suçun oluşup oluşmadığını tespit etmek için, kanuni tanımda yer alan unsurların somut olayda bir araya gelmesi gerekir. TCK 123/A maddesi kapsamında suçun unsurları şunlardır:


  • Fail (Kim İşleyebilir?): Suçun faili herkes olabilir. Yaygın kanının aksine, sadece eski eş veya sevgili değil; platonik aşıklar, takıntılı tanıdıklar veya mağdurun hiç tanımadığı üçüncü kişiler de bu suçun faili olabilir.

  • Fiil (Israr Unsuru): Suçun oluşması için eylemin bir kez yapılması yetmez; süreklilik arz etmesi, yani bir "ısrar" barındırması gerekir.  Ancak bir eylemin ısrarla yapıldığına karar verilebilmesi için kaç kez tekrar etmesi gerektiğine dair TCK’da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle her olayın somut özelliklerine ve koşullarına göre eylemin ısrarla yapıldığı sonucuna varılmalıdır. Israrlı olarak gerçekleştirilen eylem gerçek bir takip olabileceği gibi siber takip şeklinde de olabilir.

  • Netice: Yapılan eylemlerin mağdurun huzur ve sükununu bozması, mağdurda veya yakınlarında ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da güvenliklerinden endişe etmelerine neden olması gerekir.

  • Manevi Unsur (Kast): Failin, mağdurun rızası olmadığını bilmesine rağmen eylemlerine kasten devam etmesidir.


Yargıtay Kararları Işığında "Israr" Kavramı ve Dijital Boyut

"Kaç mesaj atılırsa suç olur?" sorusunun matematikte kesin bir cevabı yoktur. Yargıtay, ısrar unsurunu değerlendirirken sayısal çokluktan ziyade; eylemin sürekliliğine, yoğunluğuna ve mağdurun iradesine aykırılığına bakar.


Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ve güncel kararlarının ruhuna bakıldığında; mağdurun failin telefonunu engellemesine rağmen failin farklı numaralardan aramaya devam etmesi, sahte sosyal medya hesapları açarak ulaşmaya çalışması veya e-posta yoluyla tacizi sürdürmesi, "ısrar" kastının en somut göstergesi kabul edilmektedir. Engelleme eylemi, mağdurun "iletişim kurmak istemiyorum" beyanıdır; buna rağmen kurulan her temas, suçun maddi unsurunu oluşturur. 


Dijital Dünyada Israrlı Takip Yöntemleri

Dijital şiddet, mağdurun hayatını fiziksel bir temas olmaksızın cehenneme çevirebilir. Sıklıkla karşılaştığımız yöntemler şunlardır:


1. WhatsApp ve Mesaj Tacizleri

Bir kişiye rızası dışında, sürekli olarak mesaj atmak, sesli veya görüntülü aramak TCK 123/A kapsamındadır. Mağdurun cevap vermemesi "zımni rıza" değil, reddediştir.


2. Sessiz Israrlı Takip: Beğeniler, Story İzlemeleri ve Algoritmik Gölge

Failin, mağdura doğrudan mesaj atmadan varlığını hissettirdiği durumdur. Eski fotoğrafların (deep-like) sürekli beğenilmesi, her hikayenin (story) anında izlenmesi veya mağdurun etkileşimde olduğu kişilerin takibe alınması; "Seni izliyorum, buradayım" mesajı veren psikolojik bir şiddet türüdür. Bu eylemler sistematik hale geldiğinde ve mağdurda korku yarattığında suç kapsamında değerlendirilebilir.


3. Konum Takip Uygulamaları (Stalkerware) ve Çoklu Suç İhlali

Eşlerin, partnerlerin veya takıntılı kişilerin, mağdurun telefonuna gizlice "casus yazılım" yüklemesi veya araca AirTag benzeri cihazlar yerleştirmesi en tehlikeli takip türlerindendir.

Bu eylem sadece TCK 123/A (Israrlı Takip) suçunu oluşturmakla kalmaz; aynı zamanda TCK 134 (Özel Hayatın Gizliliğini İhlal) ve casus yazılımın niteliğine göre TCK 243 (Bilişim Sistemine Girme) suçlarını da oluşturur. Bu durumda fail, birden fazla suçtan yargılanarak daha ağır cezalarla karşılaşabilir.


Mağdurlar Ne Yapmalı? Hukuki Yol Haritası ve Delil Toplama

Dijital şiddet ve ısrarlı takibe maruz kalanların atması gereken adımlar, soruşturmanın selameti açısından kritiktir:


  1. Delilleri Asla Silmeyin ve Tespit Edin: WhatsApp konuşmaları veya arama kayıtları silinmemelidir. Ancak ekran görüntüleri tek başına yeterli olmayabilir. Mümkünse Noterler Birliği’nin "e-tespit" hizmeti kullanılarak içerikler yasal olarak kayıt altına alınmalıdır.


  2. 6284 Sayılı Kanun Kapsamında Koruma: Mağdurlar, Aile Mahkemesi’ne başvurarak fail hakkında Uzaklaştırma ve İletişim Araçlarıyla Rahatsız Etmeme kararı aldırabilir. Bu karar, failin size dijital yollarla ulaşmasını yasaklar ve ihlali halinde "tazyik hapsi" gündeme gelir. Ayrıca hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbirine karar verilen fail tarafından işlenmesi hâlinde faile verilecek hapis cezası daha yüksek olacaktır.


  3. HTS ve IP Kayıtları: Savcılık aşamasında, failin arama sıklığının tespiti için HTS kayıtları veya sahte hesapların tespiti için sosyal medya sağlayıcılarından IP bilgileri talep edilebilir.


  4. Şikayet Süresini Kaçırmayın: Israrlı takip suçu şikayete tabidir. Fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 ay içinde Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulmalıdır. Aksi halde dava açma hakkı düşebilir.


Sonuç

Dijital ortamda işlenen ısrarlı takip, ceza hukuku bakımından hafifletici bir sebep değil; aksine mağdurun kaçacak yerinin kalmaması nedeniyle suçun vahametini artıran bir unsurdur.


Ekrandaki gölge, gerçek hayattaki gölge kadar tehlikelidir ve Türk Ceza Kanunu bu konuda mağdurun yanındadır. Eğer siz de dijital şiddete maruz kalıyorsanız, sürecin doğru yönetilmesi ve delillerin hukuka uygun toplanması için mutlaka profesyonel hukuki destek almalısınız.


Yasal Uyarı: Bu makale genel bilgilendirme amacı taşımakta olup, hukuki tavsiye niteliğinde değildir. Her somut olay kendine özgü detaylar içerir.

Yorumlar

5 üzerinden 0 yıldız
Henüz hiç puanlama yok

Puanlama ekleyin
bottom of page